Karanlıkdere Kasabasının geçmişi :

 

                Kasabamızın  kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Karanlıkdere Kasabası, eskiden Asbuzu diye adlandırılmıştır. Duyumlara göre, Kasabamıza yakın kışla mevkiinden Sabanlılar diye bilinen bir aile, ilk yerleşim kuranlardandır. Yine yakın yerlerden gelenlerle zamanla çoğalarak burayı yurt edinmişler.  Asıl  kökeni yedi aileden gelmektedir. Bunlar, İran’dan göç ederek bu beldeye yerleşen altı Müslüman aile ile komşuluk olarak daha önce tanışıklığı olduğu ve memnun kaldığı bu ailelere size değirmen yaparım diyerek kalan gayrimüslim bir aile imiş. Bu yerleşim yerinin ise yaklaşık olarak 400 yıllık olduğu söylenilmektedir.

 

Adının nereden alındığı :

 

                ...Zaman ilerledikçe bu beldeye yerleşen Kılıçoğlu (Haylamazlar) ailesinden biri gayrimüslimin kızına aşık olur ...

 

                Gençler ailelerinden habersiz anlaşıp evlenmeye karar vermişler. kız da Müslümanlığı kabul etmeye karar vermiş. Bu arada kızın babası olanlardan haberdar olunca telaşla kızının yanına gitmiş. Kızın Müslümanlığa geçme esnasında

“- olma kızım olma kızım “

        diye bağırarak engellemeye çalışmış.

Kız , babasına

“ – baba Müslümanlığı kabul ettim  La İlahe İllallah” 

        deyince , bunun üzerine hem gayrimüslim hem de Kılıçlar ailesi sert bir şekilde itiraz etmişler ve iki gencin üzerlerine yürümüşler. Her iki aile buna razı olmasalar da birbirini seven iki genç ayrılmaktansa ölmeye razı olmuş ve

her iki aileye karşı

“asın bizi , as bizi “

        demişler. Bu kelime yıllar sonra dilden dile dolaşırken asın bizi, as bizi, as buzu şeklinde değişikliğe uğramış ve en son asbuzu olarak kalmış.  Aynı olay için bir rivayete göre de asın bizi dinimizden dönmeyiz demişler... Daha sonraları kızın babası bu beldeyi terk etmiş.

         

                Bir rivayete göre de , buz as, buzu as denmiş, sonraları asbuzu olarak kalmış...

                 ... Kasabanın güneyinde bir Rum köyü varmış Seyit Gazi zamanında Rum köyünün Müslüman olması istenmiş onlarda asla Müslüman olmayız, asın bizi demişler ve bu söz zamanımıza kadar As buzu olarak söylenegelmiş. 

 

                 As buzu’ ya sonraları Nazarlar diye bir aile de Toroslar’ dan gelerek buraya  yerleşiyorlar... 

             

                Kasaba yerleşim yerinin ilk kurulduğu zamanlarda, çevresinin tamamen  ormanlarla kaplı olduğu rivayet olunur. Bu ormanların tamamı meşelikmiş. Şimdilerde ise az da olsa kasabamızın kuzey ve kuzeybatısında meşe ormanlarımız bulunup halen koruma altındadır.

 

                Kasabamıza, yıllar önce başka uygarlıkların olduğu bilindiği, mezar kalıntıla-rından, taştan oyulan mağaralardan tespit edilebilmektedir. Kasabanın kuzey batısında sağrak diye bilinen mevkiinde, ormanlık alanda bulunan yol üzerinde açık tek bir kapı olup uygarlıklar zamanında büyük kesme taştan bir kapı mevcuttur. Efsaneye göre, ormanlık olan bu yerde yaşanan ve yöre halkından, “ baba oğluna bir bağ bağışlamış, oğlan babaya bir salkım üzüm vermemiş ” , halk arasında söylenen bu sözün buradan çıktığı söylenilmektedir.  Söz konusu olan bu orman içerisinde elma ağacı, armut ağacı, üzüm bağları, kavak, meşe ağaçları yetiştirilmiş ve zamanla bu ağaçlar bakımsızlıktan yabanileşerek taşlar, kayalar arasında yeşilliği süregelmiştir. Bu orman içerisinde Ballı Kaya diye bir pınar bulunmaktadır. Kayanın altından çıkan kaynak suyu ve üzerinde arılar devamlı olarak görülmektedir. Zamanında bu Ballı Kaya etrafından 40 - 50 teneke bal alındığı söylenilmektedir. Bu yer ormanlık alan gibi koruma altına alınmaktadır. Yine bu mevkii ye yakın olan ve Kiviş Dağı diye bilinen bu yerden Baldıran ismi ile bir kaynak suyu daha çıkmaktadır. Ayrıca, bu dağda taş devrine ait olduğu sanılan kazılmış mağaralar bulunmaktadır. Bu yerin aşağısında Ambar Kaya diye bilinen yerde de taştan oyulmuş lahit mezarlar vardır. Her tarafı uygarlıkları barındırmış bu belde için daha birçok şey söylenilmektedir.

 

                Kasabanın en eski yapısı olarak camisi gelmektedir.  Caminin 1226 yılında yapıldığı belirtilmiştir. Fakat kasaba camisinin yapımından yaklaşık yüzyıl  kadar önce  kurulmuş olduğu tahmin edilmektedir.

 

                Kasabanın çevresinde önemli bir tarihi eser yoktur.  Kasabanın kırlandı mevkiinde eskiden şehir olduğu  tahmin edilen  önemli yer mevcuttur. Burada kale duvarları kalıntısı ile bir çok küpe rastlanmaktadır.